Ketojenik beslenme başarı hikayeleri

Ketojenik beslenme başarı hikayeleri-1

Ketojenik beslenme ile before after

Ketojenik beslenme ile zayıflamaya karar verme sürecim

Ketojenik beslenme serüvenim…
Bir gün iş yerin de ofis arkadaşım youtubede video göstermek için beni yanına çağırdı. Arkadaşımın masası dar bir alanda olduğu için ben gene her zaman ki gibi sıkışarak gösterdiği videoyu izlemeye çalışıyordum. Arkadaşım yine bana “oğlum zayıfla artık” demişti. Bu telkinleri çevremdeki eşimden dostumdan o kadar çok duyuyordum ki artık bilinç altımda yer edinmiş olmalı pekte umursamıyordum.
Arkadaşım; hiç bir yere sığmıyorsun ilkay, bak sana ne izleticem dedi ve TLC kanalında yayınlanan obeziteyle alakalı ağır yaşamlar belgeselini açtı.
290 kilo 300 kilo 350 kilo insanları gördüğümde inanamadım. Bu insanlar kiloları yüzünden yatalak, hayata küsmüş, çevresinde arkadaşı kalmamış, eşi tarafından terk edilmiş insanlardı. Bu video o gün bende şok etkisi yaratmış beni derin düşüncelere itmişti.

Akşamında eve gittiğimde hala bu video aklımdaydı. İnternet de belgeselin başka videolarını da izlediğimde aynanın karşısına geçerek kendime o soruyu sordum. “İlkay bu sen değilsin, Nereye kadar bu şekilde gidebilir ki?”

O günden sonra kendime bir söz verdim, ne olursa olsun bu yoldan geri dönmeyecek ve fazla kilolarımdan kurtulacaktım. İlk iş olarak bir diyetisyene gittim ve bana 8 öğün verdi. Evet yanlış duymadınız tam 8 öğün… Diyetisyenin listesini harfiyen yapmama rağmen 147 kilo iken 153 kiloya çıktım. Kilo almıştım şaka gibi… Baktım olacak gibi değil kendim İnternet de araştırmaya başladım ama önüme çıkan sonuçlar hep aynıydı. Şu bitki çayıyla 1 ayda 20 kilo verdim, bilmem ne biberiyle 3 ayda 50 kilo verdim gibi abuk sabuk reklamlardan başka hiç bir şey yoktu.

Neyse ki araştırmam fazla uzun sürmeden Dr. Jason Fung ‘un videosuna rastladım. Videoda yapılan bir deneysel çalışma anlatılıyordu. Bir günde 6 öğün, 3 öğün, 2 öğün ve tek öğün beslenen insanlar üzerinde yapılan bir çalışma. Yapılan bu çalışmanın sonucu aslında bilinenin aksine şaşırtıcıydı. Günde bir öğün beslenmek diğer beslenme türlerine göre hem daha sağlıklıydı hemde metabolizmanın çalışması bakımından daha hızlıydı. Bizim toplumumuzun ve dünya genelinin süregelen alışkanlığı olan 3 öğün (sabah, öğle, akşam) sınıfta kalmıştı. Gene araştırmalarım sonucu ve çevremde tanıdığım insanların yönlendirmesi sayesinde ketojenik diyet ile de tanıştım.

Ketojenik beslenme başlama kararım

1 aralık 2018 bu tarih benim dönüm noktamdır. Bu tarihten itibaren artık tek öğün belli bir saatte beslenecek, karbonhidrat ve şekeri hayatımdan çıkaracaktım.
Öylede yaptım; İlk gün sabahını dün gibi hatırlıyorum, su ve kahve :)) nerede o eski günlerde ki kremalar, şekerler, börekler, çörekler…
İlk hafta çok zorlanmış bazı zamanlar açlığa tahammül edemez, neredeyse diyeti bozacak noktaya gelmiştim. Dile kolay tam 153 kiloydum ve 2. derecede obezdim. Ama kendime verdiğim bir söz vardı, artık zayıflamak istiyordum. Giydiğim hiç bir şeyin olmamasından yakışmamasından çok yorulmuştum. En çokta iş yerinde müşterilerin beni sorarlarken kullandığı o iğrenç kelime “hani şişman bir arkadaş vardı ya işte o.”

Yılların getirdiği karbonhidrat ve şeker tüketimi alışkanlığını bir anda kesmemden dolayı ilk haftalar evet çok zorlandım ama bu zorlanma süreci çokta uzun sürmedi. İlk günlerdeki o açlık hissinin yerine yavaş yavaş tokluk hissi almaya başlamış hem ruhen hem bedenen hemde zihnen bu duruma alışmıştım.
1 ay sonra tartı üzerine çıktığımda ise tam 12 kilo verdiğimi görünce kendime inanamamış ve dahada hırslandım. 4 ay sonunda ise 37 kilo vermiştim ve çok güzel bir motivasyon yakalamış her sabah artık yürüyüşe çıkıyor 10-15 km koşup, tempolu yürüyordum.

Ketojenik beslenme ara verme sürecim

1 mayıs 2019 tarihinde diyete ara vermeye karar verdim. Merak ediyordum verdiğim bu kiloları acaba tekrar geri alacak mıydım? Maalesef hızlı verilen kilo hızlı geri alınır inancı vardı toplumumuzda.
4 ay boyunca diyeti bırakıp 2 öğün beslenmeye döndüm ama bu süreçte hazır gıdalar karbonhidrat ve şekerden mümkün olduğunca kaçtım. Belki aralarda 1-2 dilim ekmek ya yiyordum ya yemiyordum. 4 ay sonunda hiç kilo almamıştım ama kiloda vermemiştim. Kilomu korumuştum.

Tekrar ketojenik beslenme başlama kararım

1 ekim 2019 da tekrar diyete başladım ve tek öğün beslenmeye devam ediyorum. Ketojenik beslenme artık benim için bir diyet değil yaşam biçimi olmaya başlamıştı. Karbonhidrat tüketmediğim dönemlerde hiç acıkmadığımı, tükettiğim dönemlerde ise 2-3 saatte bir acıkma hissi duyduğumu deneyimledim.
Çevremden gelen olumlu geri dönüşler ve insanların benim bu başarıma imrenmeleri hoşuma gidiyor, benim bu başarımı görüp motive olan ve ketojenik diyete başlayan insanları gördükçe de mutluluk duyuyorum.

Şuan 95 kiloyum ve artık istediğim çoğu elbiseyi giyebiliyor, masa köşelerinde sıkışmıyor, müşteriler ve beni tanımayanlar “hani şişman bir arkadaş vardı ya işte o” diyerek hitap etmiyor…
Artık yeni hedefim 88 kilo olmak ve ketojenik diyet ile kilomu korumak.
Her sabah erken kalkıp yaptığım spordan bile keyif alıyorum. Eskiden bunlar bana imkansız gibi gelirdi.
İnanın hayat böyle daha güzel ve kendi motivasyonumu şu sözlerle her geçen gün daha da pekiştiriyorum; YEMEK İÇİN DEĞİL YAŞAMAK İÇİN YE..

İlkay Y.

Ketojenik beslenme ile before after

İsim ve mail adresinizi yazın. E-Posta adresiniz gizli kalacaktır.